(S)ahde Vefa

Büyüğümüzden kucugumuze en başarılı olduğumuz konu matematik! Adeta elleri ve ayakları olan birer mekanik hesap makinesiyiz. Böyle dedim fakat teorik matematikten bahsetmiyorum.(Zira onda listenin biraz alt sıralarında cebelleşmekteyiz).İşaret ettiğim. konu tamamen çıkar üzerine kurulmuş bir hesap kriteri.Herseyimiz kurulu hesap sisteminde dönen çarklardan ibaret.Herbirimiz,çarkının dönmesi için bir başkasının çarkına çomak sokacak kadar gözü dönmüş durumda.İnsanlarla olan karşılıklı münasebetlerin neredeyse tamamı menfaatler üzerinde temel almış. Bu durumdan nasibini alan,günümüz aydınlarının(günümüzde her 3 kişiden 2si aydın olarak görür kendisini) içini boşalttığı mühim kavramlardan biriside vefadir.Ahde vefa;sözünde durma,özü sözü bir olma anlamları taşır.Günümüzde kaç kişide kalmış bir meziyettir peki bu ? Bu sorunun cevabı … Okumaya devam et (S)ahde Vefa

Satir arasi

Evvel refik bad’el tarık dedi yaşı henüz 60 i yakında zamanda geçmiş adam.Meczup deyip geçti anlamayan kalabalık.Dayanamayıp sordu bir budala,“hikmeti nedir bu sözlerin soyle de bilelim babalık” Yol arkadaşı en az yol azıgı kadar mühim birşey.Aziksiz yol olmaz elbet,yol arkadaşsız da tesirli bir yolda yürünmez.Zira iyi bir yoldaş olmadıktan sonra yolun iyi olmayacağı aşikardır.Bunu herkes bilir fakat çoğusu görmezden gelir.Ateşi yakmazsan yemek pişmeyecektir veyahut patlak bir bolunu ne kadar üflersen üfle şişmeyecegi aşikardır.Bu yüzdendir ki yoldaşı iyi olmayanin ayağına pitiraklar batacaktir,çoğu kez yolun sonunu çıkmaz bir sokakta bulacaktır. Düşenin dostu olmaz derler çünkü dostu olan düşmez.Elbet bir el bulur düşeceği … Okumaya devam et Satir arasi

Satırbaşı1

İnsanlık olarak tahrib etmeye doğayla başladık.Yerle bir ettik ormanları,gökle bir edip diktik gökdelenleri asırlık çınarların bağrına.Öylesine tüketici bir çagda açtık ki gözümüzü,adeta çekirge sürüleri gibi diktik gözümüzü,ecdadimizdan kalan bütün kıymetli miraslara.Evet doğayla başladık bu işe,fakat durmadan aksine hızlanarak örf,gelenek devamında edep,adab akabinde vicdan,haysiyet ne varsa yozlaştırdık. Bilmiyorum amacımız miydi,yoksa bunların olağan bir sonucu mu ? Ama öyle bir kuşak inşaa ettik ki,babadan kalma mirası har vurup harman savurup yok ederek evdeki bir kaşık bulgura muhtaç kalan mirasyedi gibi mumla arar olduk,çağımızın yüksek karakterden sayılan insanlarının arasında;ecdadin çağında ki onursuzu,uğursuzu.Kimliksiz,sabit bir çizgiye sahip olmayan milyonlar meydana getirdi bu yüksek seviyedeki tüketme … Okumaya devam et Satırbaşı1